Fabrika Ayarları

Herkes bir yerlerde kendince hayatın anlamını arıyor. Ben de onların arasındayım. Ama yıldızlara soru sormak gibi bu meret! Akıl karı değil.

Fakat bu arayış insanın algısını oldukça değiştiriyor, orası kesin.

İstanbul’a geldiğim gün ile bugün arasında çok fark var mental olarak. Kalabalık -çok kalabalık- bir şehirde yaşıyor olmak insanlar hakkındaki görüşlerimi çok etkiledi. Ne yazık ki pek olumlu anlamda değil.

Küçük yaşlardayken bir belgeselde çekirge istilalarının nasıl olduğunu izlemiştim. Aslında her biri normal ve zararsız olan çekirgeler kalabalık gruplar haline gelince evrim geçirip deyim yerindeyse “level” atlıyorlardı, vahşi oluyorlardı.

İstanbul’da da durum farklı değil. İnsanlığın farklı bir hali var burada. Benim gibi herkesin birbirini tanıdığı yerlerde büyüyüp “karşılık” kelimesinin ne olduğunu doğuştan öğrenmemiş insanlar için biraz hayal kırıklığı.

Read More…

Para gerçekten her şey (değil).

“In motivating people, you’ve got to engage their minds and their hearts” — Rupert Murdoch

Haklı olabilir mi? Yoksa genel konuşmuş, kalabalık mı etmiş?

Hatırlarsanız motivasyon hakkında kısa bir yazı yazmıştım şurada. Bu yazıda söz verdiğim ikinci bölümü, “çalışanın motivasyon unsurları” geliyor.

Yazacağım çok şey var aslında. Ben uzun yazmasına yazarım da siz okurken Anadolu turnesine çıkmış İsmail Türüt gibi terlemezsiniz, kapatıverirsiniz sayfayı. Lafı uzatmadan başlıyorum.

Outer Motivation may rock!

Çalışanları etkileyen outer (dışsal) motivasyon kaynakları var dedik. Bu kaynakları biraz daha ayrıntılı ve bilimsel olarak inceleyelim.

Read More…

Uygun şartlarda altında her türlü “şart” çekilebilir.

Pazartesi sabahları işe gitmek çok zor olur. Bünye hafta sonunun rahatlığına çoktan alışmış, öğleden önce yataktan kalmaya hiç niyetli değildir. Ama illaki o yataktan kalkılır, tıraş olunur, buz gibi havada saatlerce yol tepilir ve işe vaktinde gidilir. İnsan, kendi kendine böyle bir işkenceyi nasıl yapıyor olabilir?

Tek kelime yazayım; motivasyon. “Ama sevmeden motivasyon olur mu?” demeyin. Motivasyon algıladığın gibi “severek yapmak” değildir. Sevmeden de motive olunur.

Bilinçli yapılan her işin altında bir motivasyon kaynağı vardır. İstemesen, hiçbir şey yapmazsın. Fakat işin çıktılarını göz önüne alınca, insan “yapmam” dediğin pek çok şeyi yapar. Mesela sevmediği işlerde çalışır, hiç sevmediği insanlarla birlikte olur, hiç olmasa oturup kurbağanın solunum sistemini öğrenir.

Bilinçli olarak yapılan her işin altında yatan iki çeşit motivasyon vardır. İçsel ve dışsal motivasyon. Öztürkçeci olunca zor oluyor, çeviride başarılı değilim. Inner ve outer motivasyon doğrusu.

İçsel motivasyon bir şekilde insanda oluşmuş mükemmel bir güç kaynağıdır. Aşktır, tutkudur, ne diyorsanız odur. İçsel motivasyonun kaynağı hakkında pek bilgi sahibi değilim fakat pek de önemli değil. Çünkü tutkulu insanlar gözünden anlaşılır. İş yapmaya niyeti olan, yaptığı işi seven kendini her ortamda belli eder.

Read More…

“Grup çalışması rocks” demek için henüz erken değil mi?

Projenin başarısı için, doğru kişilerle çalışıyor olmak şart. Ekip üyeleri, ihtiyaçlar doğrultusunda nitelikli ve projeye odaklanan kişilerden seçilmeli. Sonuçta fark yaratacak kişiler, bu güzel insanların zorlu çalışmalar ve uzun toplantılar ardından masaya getireceği çözümlerdir.

Peki çözüm ekibinin yapacağı toplantılar, gerçekten çözüme giden en uygun yol mudur? Toplantının ardından en iyi çözüm verilebilmiş midir? Yoksa çözüm için gereğinden fazla vakit mi harcanmış? Toplantı ardından her ekip üyesi toplantıya girmeden olduğu kadar mutlu olabilir mi?

Ekip çalışması yukarıdaki sorular çerçevesinde ele alındığında, gerçekten sizin için en iyi çözüm olabildi mi?

Severek takip ettiğim bir blog, son yazısında tam olarak bu konuya değinmiş. Hem de bilimsel araştırma sonuçlarına dayandırarak.

Eğitim hayatı ve devamındaki süreçte içten içe düşündüğüm ama “bu adam grup çalışmasına yatkın değil” etikentinden çekindiğim için dile getiremediğim bir konu aslında grup çalışması. Zor problemlere denenmemiş bir çözüm getirmeye çalıştığım zamanlarda tek başıma çalışmayı tercih ederdim. Yıllarca söylemekten çekinmiştim, “grup çalışmasına uygun değil” demesinler diye :)

Akademik bir çalışmayı kaynak göstererek yazdıklarına göre; zor ve karmaşık problemler için kişilerin tek başına çalışıyor olması daha uygunmuş. Değil çözüm getirmek anlaması bile zor olan problemleri önce anlamak, sonra grup arkadaşlarına anlatabilmek, probleme çözüm getirmek ve grubu çözüme ikna etmek gibi bir sürece girmek, sinirlerin gergin olduğu zamanlarda istenecek en son şey olsa gerek. Eğer girilirse de ekipten maksimum verim almak hayal oluyormuş.

Blog yazısı için buradan alalım. Ayrıntılar için “Group vs individual performance” başlığını inceleyebilirsiniz. Sivrilen çalışanlarınızı da rahat bırakıverin artık :)

Fikirden ürüne ilk adım; SWOT analizi.

Bir fikrin ürüne dönüşebilmesi çok zorlu ve yoğun bir süreçtir. Bir fikir -özellikle beyin fırtınası sırasında- oldukça çeşitli ve farklı alanlara uzanıyor olabilir. Fakat bir ürün, kullanıcıya her şeyi sağlayamaz hatta sağlamamalıdır. Peki “ürünümüz bu olacak” demek çok mu zordur?

Ürün geliştirecek ekibin belki de en önemli sorunu ürünün çerçevesini çizebilmektir. Sokaktan geçen her insanın bir iş fikri olabilir. Fakat ürünü geliştirecek kişişeri ayıran özellik, bu fikri gerekli ölçülerde şekillendirmek ve gerekirse kısıtlamaktır.

Zorlu ürün geliştirme süreci, bir kargaşa ve içinden çıkanın parsayı götürdüğü bir yumak değildir. Çok zor gibi görünen bu süreci, kolayca yutulabilecek parçalara bölmek elbette mümkündür. Bu kısımlar için yakın zamanda bir yazı yazıyor olacağım. Bugün ise çok amaçlı ve kolay uygulanabilen bir testi birkaç ufak öneri ile anlatacağım, Swot analizini.

Swot analizi, fikrin ya da ürünün önündeki çizgiyi çizebilmek için gerekli tüm bulguları göz önüne serecek dört ana başlıktan oluşmaktadır. İsmini “strengths”, “weaknesses”, “opportunities” ve “threats” olarak ayrılan dört başlıktan almaktadır.

Bu başlıklar altında objektifçe cevaplanacak sorular ürün için çizilecek yol haritasını direkt olarak değiştirebilir. Ürününüz için farklı bir tanıtım stratejisi ya da duruma göre yeni özellikler düşünebilir, fikrinizin çerçevesini tekrar gözden geçirmek isteyebilirsiniz.

Peki nedir bu sorular? Read More…

Problemler unutulmaya meyillidir.

İnsanlarla ilgili en ciddi tecrübemi, 100 kişilik bir spor takımın antrenörlüğünü yaparken yaşadım. Bir antrenman boyunca 100 kişiyi kontrol etmek, hepsine söz dinletebilmek ve disiplin ile çalıştırabilmek inanın çok zordu.

Takım (insan) yönetmenin en zor kısmı topluca hareket edilen dakikalarda onlara hakim olmak, kontrol etmek ya da yol göstermek sanıyorsanız, kesinlikle yanılıyorsunuz. Yönetim sürecinin en büyük bölümü toplantılarda belirleniyor. Ne kadar tek kişilik bir iş gibi görünse de, yönetim birden çok kişinin içinde yer alması zorunlu olan bir süreçtir.

Her toplantıda konuşulacak pek çok problem, her biri için ayrı ayrı ikna edilecek insanlar vardı. Bu uzun açıklama ve tartışma süreçleri, katılıma o kadar teşvik ederdi ki; olaya en uzak kurul üyeleri dahi katılır, hatta gündeme yeni problemler getirirdi. Bu problemlerin çoğu, tecrübeye dayandığı için üzerine düşülmesi gereken önemli noktalardı.

Elbette toplantılardan sonra, ortaya atılan bu yeni problemlerden her biri unutulurdu. O karışık ve hararetli toplantılarda, acil olarak yapılması gerekenler arasında kim bunlarla ilgilenecek kadar vakit sahibi olabilirdi ki?

Bir avuç öğrenci iş yoğunluğundan ve vakit azlığından bu kadar etkilenirken, proje yönetimi süresince ekip çalışanlarının daha olumlu bir görüntü çizebilmesi mümkün müdür? Elbette hayır.

Peki bu gibi durumların iş sürecini olumsuz etkilemesine izin verilebilir mi? Read More…

Proje Yöneticisi Kimlerle Çalış(malıd)ır?

Proje yöneticisi, liderlik ettiği projenin teknik olarak her ayrıntısına kadir olmayabilir. Her küçük iş paylaşımını, her küçük problemi çözen kişi olamayabilir hatta büyük ölçekli projelerde olmamalıdır. Fakat görevi her şeye rağmen doğru insanları seçip gidişatı en iyi şekilde yönetebilmektir.

Proje yöneticisi sponsor (sponsor tecrübem olmasa da araştırma notlarımı bir sonraki yazıda aktaracağım) ve şirketin yönetim kurulu gibi daha büyük lokmalarla daha çok enerji harcayacaktır. Projeyi küçük lokmalara bölüp aksiyonu gerçek anlamı ile yönetecek insanlar ise -büyük ihtimal ile- ekip liderleri olacaktır.

Ekip liderleri, ekipler ile proje yöneticisi arasındaki köprü kimselerdir. Proje gidişatındaki her farklı ekip için, ekip içinden seçilmiş ve belirli vasıfları bulundurması gereken kişilerdir. İş ilerleyişini rapor etmek, problemleri çözmek, çözülemeyen problemler için proje yöneticisine gitmek gibi görevleri vardır. Fakat tüm bunların yanında; ekip lideri bir ekip üyesidir. Ekip üyelerinden herhangi bir farkı olmamalıdır. Read More…

Proje Beratı Niçin Önemlidir?

Elinizde alışveriş torbaları, sağanak yağmur altında kapıyı açmak için kalabalık çantanızda anahtar arıyorsanız, tüm bunlar olurken de telefonda konuşup karşınızdaki kişiye hünkar beğendi tarifini nasıl anlatabilirsiniz? Bu durum senaryosu biraz fantastik görünse de proje sürecinde yapacağınız toplantılardaki halinizi birebir olarak tarif ediyor.

Proje çalışmaları sırasında stresli, yoğun ve telaşlı iken, yolunuzu şaşmadan hedeflere nasıl ulaşmayı planlıyorsunuz? Ya da hangi hedeflerin ulaşılabilir olduğunu düşünüyorsunuz? Belki de ekibiniz yeteri kadar çalışmıyor ya da günlük işlerini boşuna aksatıyor ve projeniz için mesai harcıyor.

Net hedefler belirlemeden bu ve benzeri soruları cevaplamak imkansız olsa gerek.

Proje çalışanları, proje bazlı elemanlar değil ise şirket içerisinde yürütmeleri gereken pek çok önemli iş olacaktır. Ayrıca düzenli olarak toplantılarına katıldıkları birden çok proje de olabilir. Ya da tek proje içerisinde birden çok farklı görev üstlenmiş olabilirler. Kafası bu kadar yoğun işler ile meşgul olan bir ekibe liderlik edecek ekip liderleri ve proje yöneticisi de zaten tonla işin altında objektif düşünme yetilerinden ödün vermiş olabilir. Böyle kritik durumlar için önlem baştan “proje beratı” ile alınmalıdır. Read More…

Proje Yöneticisi Tam Olarak “Ne” Yönetir?

Proje yöneticisi, şirketin tepesi ile tabanı arasındaki köprüdür. Elbette arada farklı kavramlar olsa da, şirketi -proje kapsamında- birbirine bağlayan kişi proje yöneticisidir.

Proje yöneticisinin düşünmesi (yönetmesi) gereken unsurlar şunlardır;

  1. Kaynaklar (İnsanlar, ekipmanlar, materyaller)
  2. Zaman (Görev zamanları, bağımlılıklar, iş öncelikleri – sıralama)
  3. Para (Maliyet, öngörülmeyen harcamalar, kar)
  4. Scope – Kapsam (Proje büyüklüğü, amaçlar, ihtiyaçlar)

En temelinde proje yöneticisi projeye kendini adamış kişidir. Başarının tam sahibi olamasa da başarısızlığın en büyük sorumlusudur. Gidişatı yönetmesi, önlemleri alması, riskleri sezmesi, problemleri çözmesi gibi türlü türlü derdi vardır.

Bu maddelerin her biri ayrı bir blog yazısı diyemeyeceğim, her bir madde başlı başına bir kitap belki de. Hedeflerden başlamak üzere araştırmaları ve tecrübeleri aktarıyor olacağım.

4square ve Groupon Ortaklığı, Başarıya Uzanabilecek mi?

Groupon ve Foursquare ortaklığıÇok yakın olmayan bir zamanda 4Square ile Groupon’un mobil ile teklif teknolojilerini birleştirip ortak bir çalışmaya gireceği haberi duyuldu. Tarihin üzerinden o kadar geçmiş ki, haberin reklam videosunu bulup yazıya eklemek istesem de başarılı olamadım.

Bilindiği gibi Groupon büyük bir sıçrama yaptı ve bize örnek olacak bir ticari model yarattı. Groupon o kadar büyük bir ihtiyaca karşılık verdi ki taklitleri dahi piyasada yer edinebildi. 4square ise sosyal medya sayesinde hayatımızda yer buldu ve pek çok yeniliğin önünü açtı. Alışveriş ve sosyal medya da 10 yıl sonrası için farklı bir akım yarattı.

Bu ikilinin ortaklığını özetleyecek olursak (reklam filmini bulamadığım için üzerinden geçeyim); 4Squre sayesinde kullanıcı gerçek zamanlı olarak yakınındaki teklifleri görüntüleyebilecek. Yani Groupon’un rüyası, şehirlere hatta mümkünse mahallelere yayılmak ve yerelde hizmet vermek fikri gerçek olabilecek. Yeni proje “birey için özel Groupon” olarak nitelendirilebilir. Çünkü biz neredeysek, fırsatlara ulaşım(erişim) kolaylığı sağlanmış olacak.

İlk bakışta bu ortaklık fikrinin geleceğin temel taşlarını oluşturabilecek potansiyelde olduğunu düşünmüştüm. İki firmanın da bu proje sayesinde çok daha iyi yerlere gelebileceği en muhtemel sonuç.

Fakat heyecan verici gelişmenin ‘heyecanlı‘ yanı bir kenara bırakılıp konu ayrıntılı olarak incelenirse, farklı bir sonucun da olabileceği ihtimali pek uzak değil. Ya Groupon ve 4Square ortaklığı ihtiyaçlarımızı aslında beklediğimiz kadar karşılayamayacaksa?

Read More…

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.