Her birimiz mutluluk fabrikasıyız!

Selçuk Erdem - Uçuyorum Lan!Etrafta tonla mutlu insan varken siz de mutluluğun nerede olduğunu arayanlardan mısınız? Hiç sordunuz mu kendinize nasıl mutlu olabileceğinizi? Ya da hali hazırda bir planınız var mı mutlu olmak adına?

İnanın ben de kolay kolay mutlu olamıyorum. Ve ne zaman mutluyum, ne zaman değilim söyleyemiyorum.

Eh durum bu iken nasıl mutlu olunur gibi bir şey de yazamam. En azından kendi tecrübelerimle 🙂 Bana kalsa her gün, hem de istisnasız her gün, bir önceki güne fark atan bir “kıyak” yapmalı hayat.

Fakat araştırmalar göstermiş ki büyük kıyaklar dahi mutluluğa uzun süreli etki edemiyor. Benzer şekilde çok olumsuz olaylar da uzun vadede olumsuz etkiler bırakamıyor. Mucizeler de, felaketler de aynı yerde bitiyor bizim için. Aynı mutlulukta.

Aşağıda Daniel Gilbert‘in mutluluk üzerine yaptığı araştırmalardan ilginç bulgu var. Grafik, lotodan 300 milyon dolar kazanmış talihli ile kol ve bacaklarını kaybetmiş bir engellinin, bu olaylardan bir yıl sonraki mutluluk derecelerini gösteriyor.

İnanması güç ama ikisi de aynı.

Belli ki biz bir yoluna uydurup “onu o şekil ayarlıyoruz” ve mutlu oluyoruz. Çevre ile uyumlu canlılarız. Yoksa hapishanede mutlu olan insanlar olabilir miydi?

Mutluluğu kendimiz sentezleyip üretebiliyorsak, mutluluğun kaynağı biziz. Ama nasıl mutlu olduğumuz gene de bizi bir ayrım noktasına getiriyor. Elde ettiklerimiz ve elde edemediklerimiz.

Elde ettiklerimiz: “Doğal Mutluluk”

Hedefleyip elde ettiklerimiz belki de bu hayatta tadı en güzel olan şeyler. Elde ettiğimiz anda yaşanan o mutluluk, damağımızda bir ömür unutulmayacak bir tat bırakabiliyor. Hatta o kadar güzel oluyor ki tadı, daha fazlasını elde etmek için var gücümüz ile çalışmaya devam edebiliyoruz. Her birimizin hayatında bunlardan birkaç tane oldu. Dönüp düşündüğünüzde hemen aklınıza gelecektir.

İşte bu anda ürettiğimiz mutluluk doğal mutluluk (neutral happiness) oluyor. Yukarıdaki filmi izleyenler ne kadar güzel tarif edildiğini hatırlayacaklardır.

Elde edemediklerimiz: “Sentetik Mutluluk”

Elde edemediklerimiz bizi mutlu eder mi demeyin. Bal gibi ediyor. Kafamdan örnek yazmayayım, Gilbert şöyle demiş;

Hapishanede 30 yıldan fazla, işlemediği bir suç yüzünden yatan beyefendi geçirdiği günleri şöyle tarif ediyor; “her anı çok güzeldi!”.

Elde edemediğimiz şeylerle de mutlu olabiliyoruz, şaka gibi değil mi? İşte sentetik mutluluk böyle anlarda üretiliyor. Elde edemediğimiz şeylerin, yerine elde etmiş olduklarımızdan daha kötü olduğuna inandırıyoruz kendimizi. Başarısızlığın ya da şanssızlığın alsında bir “lütuf!” olduğunu düşünüyoruz.

Aklımızın bize bir oyunu bana sorarsanız sentetik mutluluk ve özeti şu; “bak, gerçekten hayırlısı olmuş!“.

In our society, we have a strong belief that synthetic happiness is of an inferior kind. — Dan Gilbert

Sentetik mutluluğun gücünü hafife alıyorsanız yanılıyorsunuz. Araştırmalar göstermiş ki mutluluğun yolu -hele ki içerisinde tercihler varsa- sentetik mutluluktan geçiyor. Etrafınızda gördüğünüz o mutlu insanlar, belki de bunu en iyi yapanlar.

Nasıl mutlu oluyoruz?: Değiştirmek vs Razı Olmak

Mutlulukla ilgili en önemli soru bu. Siz mutlu olmadıktan sonra mutluluk doğal ya da sentetik olsa ne olur 🙂

Çok ayrıntıya girmeden deneylerin özetini yazıyorum. Özgürlük, mutluluk değildir. Hatta bir mutsuzluk kaynağı olabilir.

İnsanlar değiştirebilecekleri kararlar almışlarsa “şu mu olsaydı, bu mu olsaydı diyerek” sadece mutsuz olabiliyorlarmış. Aklımız elde etmenin güzelliği ile değil de, kaçırmış olabileceklerinin varlığı ile meşgul oluyor ve hayatımızı zehir ediyormuş.

Oysa bir de elindekine razı olanlar (ya da razı olmak zorunda olanlar) var ki işte onlar mutlu. Onların kafaları rahat ve mutlular.

“Midyat’a pirince giderken” yerine “Midyat’taki pirince gitsem mi diye düşünürken” desek, durumu daha iyi anlatmış oluruz yani.

Tüm bunlardan sonra insan gene de merak ediyor. O, etrafta mutlu mutlu gezinen insanlar neden bazen sinir bozucu olabiliyor? Herkes değil ama çok sevmediğiniz, çok ilgilenmediğiniz insanların mutluluğu sizi azıcık da olsa olumsuz etkilemiyor mu?

Evet, etrafımızdaki insanlar bizim mutluluğumuzu ve hali ile ne kadar mutlu olduğumuzu etkileyebiliyor. Bir sonraki yazı; “görece” hakkında olacak.

Not: Dan Gilbert mutluluk hakkında Google sonuçlarını istila etmiş durumda. Ted sunumunu şu linkten izleyebilirsiniz. Türkçe çevirisi kötü, direkt İngilizce devam etmenizi öneririm 🙂

Advertisements


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s